Bilgi Haramileri


Bugünlerde blogla fazla ilgilenme şansım olmuyor. Herkes tatilde rahatlar, boş vakit bulur falan ama bizde durum biraz tam tersi oldu gibi. Neyse efendim konuya gelelim neden ilgilenemedik birinci sebep başka bir site için uğraşıyor oluşumuzdu. Yeni site açmak bilindiği gibi kolay değil, üzerinde baya uğraşılması gereken bir konu ki beni arkadaşlar pc kurdu sansalarda yeni bir site açmak, kod yazmak vs. benim hiç bi' bilgimin olmadığı demesek te (küfretcekler şimdi ondan), çok çok az bilgimin olduğu bi konu. Bu sebeple ayrı hostta ve domain'de en kolay yapılabilecek sistem olan wordpress ile sitemizi daha doğrusu weblog'umuzu resmi olarak açmış bulunuyoruz.

Bilenler bilir en eski blogumdan buraya aktardığım Ne Bu Samimiyet'in kendi yazılarına uymayan makalelerim, film yazılarım vs.ler vardı. Bu yazıları hem burayı rahatlatmak hem de diğer siteye daha uygun olduğu için diğer siteye aktardım. Çok yakın bir zamanda da anasayfadaki bu yazı linklerini kaldırcam inş. Bu eski postlarımı takip eden (örneğin kısa animasyonlarımın müdavim yorumcusu Çakma Japon :D) bloggerları artık diğer siteden takip etmeye davet ediyorum :D.

Peki bu yeni sitemiz nasıl bi' site, neye hizmet edecek, neler yazılacak?

Açıkçası bunu tam olarak oturup tartışmadık ama genelde eleştiri ve bilgi yazılarının ağırlıklı olacağı bi' site olacak. Gündem'deki konulardan, Sinema eleştirilerinden, Meeemed'imizin yardımıyla dini yazılardan :D. vs. konulardan oluşan hoş ve açıkçası konu olarak bir çok siteye benzese de yazıları ile diğerlerinden ayrılan bir site olması tek amacımız.

Siteyi bir haftada elimden geldiğince düzene sokmaya, görünümüne, biçimine şekil vermeye (herkesin yardımıyla) çalıştım. Umarım uzun soluklu, farklı bir weblog olur. Diğer webloglardan ayrı bir konumu, duruşu olur.

Ayrıca buradan destekleyen herkese teşekkür ederim.

Bak neredeyse link vermeyi unutuyorduk :D.



TRANSFER BORSASI 2


Gelen yoğun istekler üzerine nebusamimiyet ekibi olarak transfer haberlerini araştırmaya son hızla devam ediyoruz. Geçtiğimiz yılın bomba ekibi Saplar SK kadrosundaki oyuncuları kaçırmamak için elinden geleni yaparak iç transferi kayıpsız kapatmaya çalışıyor fakat Türkiye’nin ve Dünya’nın önde gelen kulüplerinin bu oyuncuların peşini bırakmaya hiç niyeti yok.Son aldığımız duyumlara göre Etkili sol ayağı kadar beyaz saçlarıyla da sezona damgasını vuran Kadir Yılmaz ilerleyen yaşından ötürü önümüzdeki sezon takımda yer bulamama ihtimalinden ötürü huzursuz. Saplar SK altyapısından yetişen yetenekli gençler Kadir’in takımdaki yerini sıkıntıya sokmakta. Yönetimin Kadir’e götürdüğü pakette ise jübilenin yanı sıra altyapı sorumluluğu var. Takımın süper solağı Kadir ise yaptığı açıklamada “bir sene daha futbol oynamak istiyorum kendimi iyi hissediyorum tecrübemle yeni takımıma fayda sağlamak istiyorum” dedi. Ayrıca Kadir’e Katar’dan ve Birleşik Arap emirliklerinden astronomik transfer teklifleri olduğu son aldığımız duyumlar arasında. Kadir’in ise gönlünün Yunanistan’ın Panianios takımından yana olduğu orda Tümer Metin’le takım arkadaşı olmak istediği aldığımız haberler arasında.
Takımın artist hücuma dönük ortasaha oyuncusu Gürkan Merttürk’e yönetimden akıl almaz ceza!!! Maçlardan önceki gecelerde katıldığı operasyonlar yüzünden bütün sene taraftarlara saç baş yoldurmuştu. Özellikle operasyonlarından sonraki maçlarda girdiği pozisyonlar topların hep direği yalaması(!) , uzun topları göğsünde yumuşatması (!) , Gürkan’ın sık sık savunmanın arkasına sarkması ve araya kaçması (!) taraftarların en çok şikayetçi olduğu noktalardı. Ümit Davala’dan sonra futbolla beraber müziği yürüten tek kişi olan Gürkan yaptığı açıklamada “Bende Ümit abi gibi Jübile yaptıktan sonra arabesk ve fantezi dalında kaset yapıp kral t.v. video müzik ödüllerine aday olmak istiyorum” dedi. Oynadığı futbol kadar maç öncesi maç sonrası ve maç esnasında çektiği uzun havalarla da etkili olan Gürkan ilerde çok yalnız kaldığından dolayı şikayetçi. Son basın toplantısında ilerde tek oynamaktansa en azından gitarımla beraber çift forvet oynasam daha verimli olurum dedi.
Hakkında çıkan tiki söylentilerinden dolayı transfer gündeminde bomba etkisi yaratan Tuğçe Yılmaz Bu söylentiyi çıkaranları ortaya çıkarmanın peşinde. Eğer bu dedikoduyu çıkaranları yakalarsam bisikletimin zincirini onlara tamir ettireceğim diyen Tuğçe “Ne kadar da varlık bir insanda olsam asla tiki değilim” dedi. Fotoğrafa olan merakından dolayı geçtiğimiz sene Kocaeli gazetesinin spor fotoğrafçılığına getirilen Tuğçe hep kendi fotoğraflarını çektiği için geçtiğimiz günlerde işinden kovulmuştu. Pikniklerde bu fotoğraf merakını gidermeye çalışan Tuğçe kilise yokuşlarında arkadaşlarını satmak konusunda da ana haber bültenlerine konu olabilecek kadar yetenekli. Sporu günahı kadar sevmeyen Tuğçe’ye başarılarının devamını diliyoruz.
Ortasaha da Mücadeleci oyuncu sıkıntısı bütün dünyada hissedilmekte. Bu eksiklik soyadından dolayı gözleri Deniz Emek’e çevirdi. Bilica’yı Fenerbahçe’ye kaptıran Sivasspor Deniz’i transfer etmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyor. Deniz’in maç günlerinde sınavı bile olsa umursamadan maça çıkabilme potansiyeli Sivasspor’u bu transfer konusunda en çok heveslendiren nokta. Yalnız Deniz’in sürekli boynunda fotoğraf makinesiyle gezmesi hızlı koşmasını etkileyeceği için Sivasspor transferden vazgeçebilir. Emekçi Deniz kızı yaptığı açıklamada “ben o makineyi on yüzbin milyara aldım ayrılırsam yürütenler olabilir topun peşinde koşacağım diye makine kaptıramam babam kızar” dedi.
Saplar Sk’nın sağbeki ama ideolojik duruş olarak karakteri sağ açık olan İsmail Uysal ise önümüzdeki sene Arap ülkelerinde futbol oynamanın peşinde. Yakın çevresine orda futbol oynarsam hac ve umre ziyaretleri benim için çok kolay olur diyen İsmail önce din sonra futbol hayat felsefesini sonuna kadar yürüteceğini bir kez daha ispatladı. Ayrıca İsmail’in dolandırıcı babasının bütün takıma beyaz eşya satarak borçlandırdığı ve bu yüzden İsmail’in bütün takımla arasının açıldığı aldığımız duyumlar arasında. Arkadaşlarını sadece senet günlerinde arayan İsmail 3 5 ay içerisinde kulüp kasasını da ele geçirmeye doğru ilerliyor. Borçlarını tahsil ederken gerek sağ ayağını gerekse sol ayağını çok iyi kullanan İsmail transfer borsasına saçma sapan bir konuda düşmüş oldu.
Bu arada ben bu yazıları yazarken NTV sporu izlemeye devam ediyorum yayın kesildi ve flaş haber girdi. Sanırım Kaka ve Ronaldo’yu kadrosuna katan Real Madrid şimdide beni transfer etmeye çalışıyormuş. Çünkü sürekli maç ayarlamakta sorun yaşıyorlarmış. Neyse yazıyı bitirip koşarak menajerimin yanına gidiyorum.
Sezer BAYRAM
(Saplar SK: menajer – gole dönük defans oyuncusu - yakışıklı)

TRANSFER BORSASI


Transferin bu hareketli günlerinde her taraftan gelen doğru yanlış transfer haberleriyle futbolseverlerin kafası oldukça karışmış durumda. Bizse nebusamimiyet ekibi olarak hiçbir fedakarlıktan kaçınmayıp en birinci ağızlardan transfer gerçeklerini öğrenip siz değerli okurlarımızla paylaşıyoruz.Geçen yılı büyük başarıyla kapatıp hem lig hemde Türkiye kupası şampiyonu olan Beşiktaş orta sahadaki yaratıcı oyuncu arayışlarını sürdürüyor. Aldığımız son haberlere göre Delgado’dan istediği verimi alamayan Beşiktaş Saplar SK’nın 10 numarası Erhan
Koçtürk ile anlaşmış. Fakat sağlık kontrollerinde günde 4 paket sigara içtiği için Erhan’ın akciğerlerinin çürüdüğü ortaya çıkmış ve filmlerde akciğer kalıntısına rastlanmadığı için imza aşamasında anlaşma bozulmuş. Hastane çıkışı açıklama yapan Erhan “ Beşiktaş’ın Allah belasını versin” dedi.
Mehmet Topuz’dan sonra transferin en flaş ismi olan İbrahim lazutu Fenerbahçe ile flört aşamasında. Aziz yıldırımın almayı iyice kafaya koyduğu lazut. Sol bekte Dünyanın en kaslı ve yakışıklı insanı olmasıyla bilinmekte. Fenerbahçe’nin yanı sıra uşak Banaz spordan da teklif alan lazut karar almakta zorlanıyor. Gönlü memleketi Uşak’tan yana olan lazut Fenerbahçe yönetiminin yaptığı astronomik teklif karşısında kararsız kalmış durumda. Fatih abisinin kantinde verdiği paranın tam 3 katını teklif eden Aziz Yıldırım ayrıca Sigorta yapmayı da teklif etmiş durumda. Aziz yıldırım’ın yakın çevresine lazut İbrahim’in beyaz peynir gibi olduğunu ve onu çok arzuladığını gerekirse 100 dolar vermeyi göze alacağını söylediği aldığımız duyumlar arasında.
Hem basketbolda hem de futbolda isim yapan Can Bartu’dan sonra son yıllarda iki sporda ses getiren tek kişi olan Irmak Selvi attığı füze gibi servisleriyle ve Futbol topuyla Kimi zaman 5 kimi zaman 6 sektirebilmesiyle spor severlerin gönlünde taht kurmuş ve transfer borsasına bomba gibi düşmüştür. Eczacıbaşı’nın yeni pasör olarak düşündüğü ırmak selvi eğer pasör olarak transfer olmazsa yaptığı güzel yemeklerden dolayı takıma aşçı olarak düşünülmekte. Aynı zamanda futboldaki üstün top tekniğinden dolayı milan’daki ronaldinho’nun alternatifi olarak transfer edilmeye çalışılıyor. Milan teknik direktörü ancelottiyi tek düşündürense ırmak selvinin konuşmalarında sık sık ellerini hareket ettirmesi zira ancelottinin el kol hareketlerini hiç sevmediği spor camiası tarafından bilinmekte.
Transfer günlerine rijkard transferiyle hızlı giren Galatasaray ise kaleye ve defansın sağına bir takviye düşünüyor. Saplar SK’nın başarılı kalecisi Aykut Ova Rijkard’ın yeni gözdesi kesinlikle önümüzdeki yıl Aykut’u kalede görmek istediğini yönetime söyleyen rijkard aynı zamanda defansın sağında saplar sk’nın iri yarı oyuncusu benek kebaplar zincirinin veliahtı Mehmet benek’i transfer etmek istiyor. Bu transferler önündeki tek pürüzse bu iki oyuncunun aralarındaki din tartışmaları yaptığı açıklamada Aykut’la aynı takımda oynamak mekruhtur diyen Benek aynı zamanda Aykut Ova’nın büyücü olduğunu ve gücünü saçlarından aldığını iddia etti. Bu açıklamalar karşısında Aykut ise Mehmet’in bağnaz yobaz fesat bir insan olduğunu ve sürekli kazak giydiğini belirtti. Her şeye rağmen ya benimsiniz ya kara toprağın diyen Galatasaray yönetimi Aykut’a her gün merkeze inip deliler gibi yemek yeme fırsatı Mehmet’e ise her camide geçerli olan loca kartı verecek bu durumda Mehmet her vakit namazında ön saflarda yer bulabilecek.
Bu arada ben bu yazıyı yazarken Televizyonda Ntv spor açık. Orda ki altyazıdan gördüğüm kadarıyla Barcelona’da benim peşime düşmüş e olacak o kadar yetenekten anlıyor adamlar. Şimdi yazımı bitirip menejerimle konuşmak için bilgisayar başından ayrılıyorum.

Sezer BAYRAM
(Saplar SK: Genel menejer – önlibero – takım kaptanı)

Ada,Bisiklet,At ve İbo

Büyükada,Prens Adaları diye de bilinen İstanbul açıklarındaki adaların (malumunuz) en büyüğüymüş.Adalar İstanbul'un fethinden 1 ay önce Fatih tarafından zapt edilmiş :) Adanın en yüksek tepesinde Aya Yorgi Kilisesi ve Manastırı varmış(!) (çıkılır mı lan oraya:) Ada Trafiğini Atlar(faytonlar), bisikletliler ve yayalar oluştururmuş. İlk bisikletin ilkel şekliyle Çin'de görüldüğü söylenir. Amma ve lakin her nanenin mucidi Leonardo Da Vinci bisiklet sektörüne de kıyağını yapmış,1400'lü yılların sonunda bisiklete ait ilk çizimleri dünya kamuoyuna sunmuş.İşin teori kısmı böyleyken pratik kısmı 1840 yılında Mc Mullan isimli bi iskoç emicenin ellerinde şekillenmiş ve ilk bisiklet İskoçyada görücüye çıkmış.Bu bisiklet halen Londra'da Science Museum'da sergileniyormuş. Biz de survivor ruhunu içine sindirmiş bir arkadaş güruhu olarak Büyükadaya gittik geçenlerde. menajerimiz stelyo sezer, her zamanki gibi yine müthiş bi organizasyon tertipledi.Bisikletler kiralandı,yokuşlar tırmanıldı,yemekler yendi,voleybol oynandı,mühendis ibonun parmağı incintildi :( v.s v.s.. karnı doymuş,çocukluğunu yaşayamamış birçok topluluk gibi azıyla yetinmedi tabiki bu grup. hedefte BEŞYÜZZ metre tepedeki kilise vardı.(neymiş manzara çok güzelmiş,çıkışı biraz zormuş da inişine herkes hastaymış) ancak sanılanın aksine herkes bisiklete binme konusunda mahir değildi.Gezi boyunca sezerin başına bela(!) olan tuğçe,halısahaların görüp görebiliceği en iyi sol bek ibo ve bendeniz bisiklet konusunda pek iç açıcı değildik.Gelgelelim faytonların dinlenme yerine kadar da pek bi sorun yaşamadık.Ancak üzülerek belirtmeliyim ki, üstün fizik gücü,sol bek olmasının da verdiği önsezileri ve bisikletin frenine(!) rağmen, ibo; bir atı ezdi... Evet,at iboyu değil,ibo atı ezdi.:D İbo hafif sıyrıklarla kazadan sıyrılsa da, böğrüne bisiklet girmiş at için bunu söylemek pek de mümkün değidi. ibo adına Türkiye Jokey Federasyonu,Adalar Faytonları Koruma ve Kollama Derneği ve tüm hayvanseverlerden özür dilemeyi bir borç biliriz.. :) koşarak yetiştiğimiz vapurda bütün yorgunluğumuzu bi an olsun unutmuştuk.Evlerimize vardığımızdaysa mesnetsiz bir 'leğen kemiği popoya batması' sendromuyla karşı karşıyaydık.(o bisikletlerin selesini o kadar küçük yapan firmalarınıng Allahh belasıngı vesing :D)


Bütün geyikler bi yana, bana bu güzel günü yaşatan başta organize üstadı,sevgili arkadaşım sezer'e,her nekadar gelmesinden hoşnut olmasam da( :P) güzel insan aykut'a,varlığıyla her dem ortama seratonin salgılayan erhan'a (ve kardeşimiz yasemin'e),bir mutluluk tablosu adem ile havvamız ibrahimle pınar çiftine,hayatımın en önemli 5 bayanından ikisi olan tuğçem ve ırmağım'a,son olarak neşe kaynağımız saf çocuğu masum Anadolu'nun,Dünyanın en iyi adamı İbo' ya çok teşekkür ediyorum... Sizleri çok seviyorum Dostlarım, iyi ki varsınız...